Aşırı Hayal Kurmak Bizleri Hedeflerimizden Uzaklaştırır mı?

Hayal kurmak hemen hemen herkesin hergün severek veya farkında olmadan yaptığı eylemlerden biridir. İnsanlar arasında da hayal gücü kavramı popüler olmasının yanı sıra kişinin zeka seviyesi ile de ilişkilendirilir. Toplumumuzun bazı kesimi zengin hayal gücünü yüksek zeka belirtisi ile bağdaştırır. Durum böyleyken hedefimiz ile ilgili sürekli hayal kurmak hedefimiz ile gerçeğimiz arasını daha da açıyor olabilir mi? Bizler hayal ederek yakınımıza çekmeye çalıştığımız hedefimizi yanlışlıkla daha da uzağa itiyor olabilir miyiz? Aşırı hayal kurmak aslında bizleri hedefimizden uzaklaştırıyor olabilir mi?

Bu yazımızda hayatın neden süpriz yapmayı sevdiğini, talih kuşun neden hazır olmayan kişilere konduğunu anlayıp. Hayatta yaşadığımız habersiz olayların ve kişilerin hayatlarımızın dönüm noktası olduğunu olabildiğince açık şekilde açıklayacağız. Bu açıklamamızda kişisel yorumlarımızı Kuantum bilimi açısından, Psikoloji, Nöroloji ve Metafizik açısından konuşacağız. Yazının sonunda artık hayal kurarken bir tık daha temkinli olma durumu yaşayabilirsiniz. Yalnız şunu unutmayın ki hayat en güzel öğretmendir. Hayat nasıl sizi siz yapmak için doğru zamanda bu yazıyı karşınıza çıkartıyorsa, ihtiyacınız olan olayları ve insanları da karşınıza çıkaracaktır.

Okumaya başlamadan önce kısaca uygunsuz hayal kurma bozukluğu olan Maladaptive Daydreaming’ten bahsetmek de isterim. MD insanlarda gün içerisinde kendi görevlerini yerine getiremeyecek kadar yoğun bir şekilde hayal kurma durumudur. Çoğu insanda müzik eşliğinde veya herhangi bir odada tur atarak hayal kurma durumu şeklinde de gözükebilir. Bu yazımızda bu durumla ilgili değilde daha çok konunun başka açılarından yorumlamalar yapacağız.

Aşırı Hayal Kurmayı Kuantum Açısından Yorumlayalım

Kuantum fiziği, evrenin ve enerjinin çok küçük olasılıklardan büyük bir şekilde etkilendiğini bizlere gösterir. Bu durumda insanın her an hayal kurması ve düşünmesi insandan dışarıya verilen enerji miktarının fazla olmasını sağlar. Düşünce evrende en hızlı yayılan bir enerjidir, bu düşünme durumunun abartılması ne gibi durumları yanında getirebilir.

  • Gözlemci etkisi durumu : Bir şeyin gerçekleşmesi veya hayal edilmesi, gerçekleşmesi için enerjisel bir katkı da bulunabilir belkide. Ancak bu etki, net bir şekilde “nasıl” ve “ne zaman” gerçekleşeceğini belirlemez. Kendimizi hayalini kurduğumuz o hedefin izleyicisi olarak konumlandırırız. İzleyici olan biz harekete geçme durumuna geçmediğimiz için hedefimizin gerçekleşme olasılığını azaltmış olabiliriz. Bir başka deyişle hayalimizi oluşturduk fakat bunun madde haline dönmesi için gerekli olan eylemi sağlamadığımız için hayalimiz soyut olarak kalması.
  • Olasılıklarınızın durumu: Her olayın gerçekleşme potansiyeli vardır, ancak hangi olayların “gerçeklik” haline gelmesi karmaşık ve dinamik etkileşimlere bağlıdır. Bir çok olasılık vardır ve hedefiniz çok sayıda koşulla uyumlu olmayabilir, bu nedenle gerçekleşmezken, hiç düşünmediğimiz bir şey gerçekleşebilir.

Aşırı Hayal Kurmayı Psikolojik ve Nörobilimsel Açısından Yorumlayalım

  • Bağlılık paradoksu : Bir şeyi çok istemek, ona gereğinden fazla duygusal enerjinin akıtılması anlamına gelebilir. Bu da, bilinçaltında kaygı ve korkuyu yaratabilir. Örneğin, “Onunla olamazsam çok üzülürüm” düşüncesinde, bilinçaltında bir direnç ve çekim yasasını bloke edebilir. Korku büyük bir güçtür ve çekmeyi çok sever. En çok korktuğunuz olayın başınıza geldiği günleri unutmazsınız heralde. Zaten büyük sınavı verip korkunla yüzleştikten sonra zihin daha da özgür oluyor ve daha da hafifliyorsunuz.
  • Serbest bırakma : Hayal kurmadan, aşırı düşünmeden yaşayan insanlar, zihinsel enerjilerini daha az bloke ederler. Bu da fırsatların onlara doğal olarak gelmesine izin verilmesi demektir. Şanslı kişileri veya kısmetli kişileri izlediğimizde aslında hayal kurmak ile vakitlerini geçirmeleri neredeyse çok azdır. Önce akıllarına gelir, eğer isterlerse hedefim derler sonra da işe koyulurlar. Kendi potansiyellerine göre belli bir zaman diliminde hedefleri gerçekleşmiş olur. Bunu kısaca özetliyecek olursak eğer hayalinin gerçekleşmesi için istedikten sonra serbest bırak, serbest bırak ki hayalin adım atabilsin.
  • Bilinçaltı programlama : Çocukluktan gelen inançlar, bizim “hak ettiğimizi” belirlediğiniz özellikler şekillendirilir. Kendimizi özel veya başarılı olarak görmüyorsak, istememize rağmen bunları hayatımıza çekemeyebiliriz. Bu durum bizlere çevremizin karakterimizi nasıl da etkilediği açısından en önemli bilgilerden biridir. Çoğu insan çocukken motivasyon sözlerine, teşviklere, desteklere veya tam zıttı olarak aşağılanmaya, kötü sözlere, yanız bırakılmaya maruz kalmıştır. Hayatımızın en önemli dönemlerinden biri olan çocukluk dönemi bir kayıt defteri gibidir. İstesek de istemesek de bu olayları ve ne hissettiklerimizi kaydeder. Günün sonunda da gerçekleri tam olarak bilemediği için kendi için çıkarımlarda bulunur ve bu çıkarımlara inanır. Bizler de çocukluktan getirdiğimiz kendimiz hakkımızdaki çıkarımları şu an bir değerlendirip, tekrar gözden geçirmemiz gereklidir.

İlgili Yazı Oku –> Haydi 2025’i Kapsayan Vizyon Tahtası Hazırlayalım.

Aşırı Hayal Kurmayı Metafizik ve Ruhsal Perspektif Açısından Yorumlayalım

  • Kader ve özgür irade : Bazı koşullar, ruhsal planımızın bir parçası olabilir. Kuşkusuz bazı insanlarla karşılaşmamız, bazı dersleri almamız için planlanmış olabilir. Ancak bu bizim çabalarımız ve isteklerimizle değişebilir. Dua etmek kaderi , rızkı , kısmeti değiştirebilir. Fakat dua etmenin dışında karşılaştığımız bir olayın sonunda bu bana ne öğretti diye de bir sormamız lazım kendimize. Çünkü hiçbir olay başımıza öylesine gelmez. Bazen sorduğumuz bir sorunun cevabını hemen alamayız yıllar alır görmesi çünkü. Şuna dikkat edilmesi gerekiyor ki aynı olaylarla karşılaşma durumunuz sıklıkla varsa eğer büyük olasılıkla göremediğiniz bir durum da vardır. Daha temkinli olun derim.
  • Enerjinin ölümü : İnsanlar ve olaylar, enerjisel olarak birbirine tutulurlar. Benzer enerjiler beraber takılır. Eğer birinin çok yoğun bir şekilde odaklanması ve o kişiyle enerjisel olarak uyumlu olmaması durumunda, kopma gerçekleşmeyebilir. Ama hiç beklemediğimiz bir anda, enerjimizle uyumlu bir kişinin varlığı ortaya çıkabilir. Şöyle bir çıkarım yapıcak olursak eğer, istediğiniz hedef belli bir enerji grubuna sahip insanlara gider. Bu insanları inceleyip kendinizide buna göre uyarlamanız hedefinize sizi yakınlaştırabilir.

Aşırı Hayal Kurmanın Hedefe Etkisi

Hayallerin gerçekleşmemesi, hayalin yanlış bir enerjiyle kurulabileceğini gösterebilir. Kendimize hiç inanmadığımız, güvenmediğimiz ve kötü duygularımızın yoğun olduğu dönemde enerjimiz de düşükdür. Bu dönemler de yine bir çok şey isteyebiliriz. Fakat isteklerimizi gerçekleştirmemizi sağlayan o motivasyon ve sabır bizi desteklemiyorsa hedefimizin gerçekleşme olasılığı düşer. Bu da uzun süre devam etmesi durumunda insan uzun süre hayal kurar ve hayalini zihninden sadece izlemekle kalır.

  • Eylem eksikliği : Sadece hayal gücünün yetersizliği, eyleme geçilmesi gerektiğini söyler. Evren, bizim attığımız somut adımlara karşılık verir. Soyut olan enerji, motivasyon vs. ise bizleri sadece besler. Evrende attığımız somut adımlarında enerjisel anlamda karşılıkları vardır. Bir bakımdan somut adımlar attığımızda evrenin bize olan ciddiyeti daha da artar ve ona göre davranır.
  • Serbest bırakma ve teslimiyet : Hayalin sona ermesinden sonra, onun nasıl ve ne zaman gerçekleşeceğine dair takıntılı kalınmaması önemlidir. Bu durum çok yaşanılan ve insanı endişede tutan durumdur. Şu yaş aralıklarımda yapacağım demek bile belli bir stres kaynağı oluşturur aslında. Bu ve bir sürü kötü zihinsel davranış bizi daha da aşağı çeker ve zamanı uzatır. Tek pratik yapmanız gereken şey aslında devamlı hedefinize uygun hareket etmek ve zihninizi kötü duygulardan uzaklaştırmak.

Hayattaki sürprizler ve mucizeler, genellikle bizim kontrolümüzün dışında, evrenin parçalarından oluşur. Fazla düşünmeden ve hayal kurmadan yaşayan insanlar, bazen enerjilerini daha az bloke ettikleri için daha “şanslı” görünürler. Ancak bağlılık niyetiyle, eylem ve teslimiyet dengesiyle, hayallerimize ulaşmak da mümkündür.

“Belki de çözüm, çok yaratıcı yerine çözüme güvenmekte ve kendimize olasılıklara açık tutmaktadır.”


ExpoTekno sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

English Translate »

ExpoTekno sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin